<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Amed Gündem | Diyarbakır Son Dakika Haberleri</title>
    <link>https://www.amedgundem.com.tr</link>
    <description>Amed haberleri ile ilgili son dakika gelişmeleri, en sıcak haberler ve geçmişten bugüne tüm detayları Amed Gündem sayfasından takip edebilirsiniz.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.amedgundem.com.tr/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Amed Gündem © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 25 May 2026 04:48:01 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.amedgundem.com.tr/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Elektronik sigaranın bir tehlikesi daha ortaya çıktı!]]></title>
      <link>https://www.amedgundem.com.tr/elektronik-sigaranin-bir-tehlikesi-daha-ortaya-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.amedgundem.com.tr/elektronik-sigaranin-bir-tehlikesi-daha-ortaya-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD'de yapılan bir araştırmada bilim insanları, elektronik sigara kullanan gençlerde bronşit ve nefes darlığı dahil solunum yolu hastalığına yakalanma riskinin arttığını tespit etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya genelinde birçok sivil toplum örgütünün öncülüğünde, tütün ve tütün mamullerinin kullanımına karşı yürütülen kampanyalar devam ediyor.</p>

<p><strong>Elektronik Sigara Kullanımı Artıyor</strong></p>

<p>Sigara karşıtı mücadele sürerken, son dönemde dünya genelinde elektronik sigara kullanımında ciddi bir artış gözlemleniyor.</p>

<p><strong>Gençlerin Sağlığı Üzerindeki Etkileri İncelendi</strong></p>

<p>Ohio State Üniversitesi'ne bağlı hastanenin Tütün Araştırmaları Merkezi ve Güney Kaliforniya Üniversitesi (USC) Keck Tıp Fakültesi'nden araştırmacılar, elektronik sigara kullanımının gençlerin sağlığı üzerindeki etkilerini inceledi.</p>

<p><strong>Bronşit ve Nefes Darlığı Riski Artıyor</strong></p>

<p>2014-2018 döneminde yapılan araştırmada, yaklaşık 7 bin gencin son 30 gün içinde elektronik sigara, esrar veya normal sigara kullanımına ilişkin anket yapıldı. Elde edilen sonuçlara göre, son 30 gün içinde elektronik sigara kullanan gençlerde bronşit semptomlarının ortaya çıkma olasılığının yüzde 81 daha fazla olduğu belirlendi. Aynı şekilde nefes darlığı yaşama riski de yüzde 78 daha yüksek bulundu.</p>

<p><strong>Elektronik Sigara Ürünlerinin Etkileri İncelemeye Alınmalı</strong></p>

<p>Araştırmacılar, elektronik sigara kullanımının solunum yolu rahatsızlıklarına ilişkin riskleri artırdığını ve bu verilerin elektronik sigara ürünlerinin satışına ilişkin düzenlemelerde dikkate alınması gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong>Elektronik Sigara Kullanımının Gençler Arasında Yaygınlaşması</strong></p>

<p>Elektronik sigara kullanımının gençler arasında yaygınlaştığına dikkat çeken araştırmacılar, 2019'da bu oranın yüzde 25,7'ye ulaştığını belirtti. 2022 verilerine göre ise lise öğrencilerinin yüzde 14,5'i elektronik sigara kullanıyor.</p>

<p><strong>Sağlığa Zararlı İçerikler</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Elektronik sigaranın içeriğinde tatlandırıcılar ve akciğere zarar veren oksidan metaller gibi bilinen zararlı maddeler bulunduğu biliniyor. Bu durum, elektronik sigara kullanımının gençlerin sağlığı üzerindeki risklerini artırıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.amedgundem.com.tr/elektronik-sigaranin-bir-tehlikesi-daha-ortaya-cikti</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Aug 2023 01:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://amedgundemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/amedgundem-com-tr/uploads/2023/08/o-ulkede-elektronik-sigara-satisi-yasaklandi-b2b36687.jpg" type="image/jpeg" length="37947"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kızamıktan korunmanın tek yolu...]]></title>
      <link>https://www.amedgundem.com.tr/kizamiktan-korunmanin-tek-yolu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.amedgundem.com.tr/kizamiktan-korunmanin-tek-yolu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından açıklanan verilere göre Türkiye’nin de içinde bulunduğu Avrupa ülkeleri arasında kızamık vakalarının arttığı görülüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Artan kızamık vakalarıyla birlikte hastalığın belirtileri, tedavisi, aşısı gibi konular merak uyandırdı. Konuyla ilgili açıklama yapan Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Dilek Leyla Mamçu, kızamığın hafife alınmamasını gerektiğini ve hastalıktan korunmada en etkili yolun toplumun en az yüzde 95’inin aşılanması olduğunu söyledi.</p>

<p>Mamçu, "Kızamık, Paramyxoviridae ailesinden, zarflı, tek parçalı RNA’ya sahip bir virüsün neden olduğu döküntülü bir hastalıktır. Virüs çok bulaşıcıdır ve hava yolu ile bulaşır. Bu virüs, aşılanmamış topluluklarda dahi 2 ya da 3 yılda bir salgın yapar." dedi.</p>

<p>Belirtilere dikkat!</p>

<p>Hastalık belirtilerinin virüs bulaştıktan sonra yaklaşık 8 ila 12 gün sonra ortaya çıktığını belirten Mamçu, "Burun akıntısı, hapşırma ve öksürük gibi soğuk algınlığı belirtileri ile 40 dereceye varabilen yüksek ateş ve halsizlik kızamığın ilk belirtilerdir. Kuru öksürük, boğaz ağrısı, gözlerde kızarıklık ve ışığa duyarlılık ile ağız içinde küçük grimsi beyaz lekeler görülebilir. Yüz ve alından başlayıp vücuda yayılan, birleşme eğiliminde, başlangıçta pembe olup 3-4 gün sonra kahverengileşen, 6-7 gün sonra da hafif pullanarak solan tipik bir döküntüsü vardır. Döküntüler yaklaşık 4 gün kadar devam eder ve hafif bir soyulma ile başladığı gibi yukarıdan aşağıya doğru solarak kaybolur. Döküntülerin solmasıyla birlikte hastanın da ateşi düşer. Yüksek ateş, beslenmenin bozulması, ishal veya kusma ile aşırı sıvı kabı veya komplikasyon gelişmesi durumlarında mutlaka bir sağlık kurumuna başvurulmalıdır." açıklamasında bulundu.</p>

<p>Hastalığın özel bir tedavisi bulunmuyor</p>

<p>Kızamığın özel bir tedavisinin olmadığının altını çizen Mamçu, "Hastanın kaybettiği sıvıyı yerine koymak, ateş ve ağrısını gidermek, gerekirse solunum desteği vermek önemlidir. Eksiklik durumlarında destekleyici olarak A vitamini verilebilir. Kızamık çok bulaşıcı olduğundan hastanın izole edilmesi, maske kullanılması ve risk gruplarından uzak tutulması özellikle çok önemlidir." dedi.</p>

<p>En çok küçük çocuklarda görülüyor</p>

<p>Mamçu, "Kızamık küçük çocuklarda yaygın olmakla birlikte aşılama yapılmayan veya daha önce kızamık geçirmemiş yetişkinlerde de görülebilir. Bağışıklığı baskılanmış kişiler, gebeler, çok küçükler veya yaşlılar, A vitamini eksikliği ve beslenme yetersizliği olanlar hastalık açısından risk grubundadır. Bu kişilerde kızamık daha ağır seyreder ve ölümcül olabilir." diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Başka hastalıklara da neden olabilir</p>

<p>Kızamığın başka hastalıklara da yol açabileceğini vurgulayan Mamçu, "Orta kulak iltihabı, zatürre, ishal, kalp kası iltihabı, gözde keratit, beyin zarı iltihabı gibi sorunlar en sık görülen komplikasyonlardır. Özellikle zatürre, ölümlerin yüzde 90 nedenidir. Daha seyrek olarak 7 ila 10 yıl sonra başlayan ve beyin fonksiyonlarını bozan SSPE (subakut sklerozan panensefalit) hastalığına da neden olabilir." dedi.</p>

<p>Kızamıktan korunmada en etkili yol toplumun en az yüzde 95’inin aşılanması</p>

<p>Aşının hastalıkları ve ölümleri engellemenin en basit yolu olduğunun altını çizen Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Dilek Leyla Mamçu, "Kızamık hastalığı, 1980’de yaygın aşılama başlamadan önce, dünya çapında her yıl tahmini 2,6 milyon ölüme neden olurken hızlandırılmış küresel aşılama programları ölümlerin azaltılmasında büyük bir etkiye sahip olmuş, bu sayı 2011’de yılda 158 bine gerilemiştir." dedi.</p>

<p>Kızamık virüsünün dolaşımının durdurulabilmesi için toplumun yüzde 92-95'inin kızamık içeren bir aşı ile aşılanması gerektiğini vurgulayan Mamçu sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>"Yeryüzünde kızamık virüsünün dolaşımı devam ettikçe, toplumun yüzde 100’ü aşılanmış olsa bile, uzun aralıklarla da olsa, kızamık salgınları görülecektir. Ayrıca hastalığı geçirmesine veya aşılanmış olmasına rağmen bağışıklık yanıtı gelişmemiş kişiler hastalığa tekrar yakalanabilirler. Bu yüzden kızamıktan korunmak için alınabilecek en etkili önlem toplumun en az yüzde 95’inin aşılanmasıdır."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.amedgundem.com.tr/kizamiktan-korunmanin-tek-yolu</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Aug 2023 01:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://amedgundemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/amedgundem-com-tr/uploads/2023/08/kizamik-vakalarinda-artis-dikkat-cekiyor-asi-sart-34c62d39.jpg" type="image/jpeg" length="66127"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Karabudak: MS tedavi edilebilir bir hastalıktır]]></title>
      <link>https://www.amedgundem.com.tr/prof-dr-karabudak-ms-tedavi-edilebilir-bir-hastaliktir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.amedgundem.com.tr/prof-dr-karabudak-ms-tedavi-edilebilir-bir-hastaliktir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Daha çok genç nüfusun hastalığı olan Multipl Skleroz (MS) tanı ve tedavisi konusunda son 10 yılda önemli gelişmeler yaşandığına işaret eden Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Rana Karabudak, erken tanı alan hastalarda çok daha yüz güldürücü sonuçlara ulaşılabildiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Multipl Skleroz’un genç hastalığı olduğu için genel toplum sağlığı için de son dereci önemli bir sorun olduğunu belirten Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Rana Karabudak, genç bir nüfusa sahip olan Türkiye'de hastalığın sıklığının özellikle 20-40 yaş aralığında arttığına işaret etti.</p>

<p>Bununla birlikte özellikle son yıllarda tanı ve tedavi anlamında önemli gelişmeler yaşandığına işaret eden Prof. Dr. Rana Karabudak, "Özellikle hastalardaki farkındalığın artması ve tedavi seçeneklerinin gelişmesine paralel olarak bugün hastaların yaklaşık yüzde 60’ı için MS tedavi edilebilir bir hastalık haline geldi diyebiliriz. MS yönetilebilir bir hastalıklar ve bu noktada anahtar hastanın kendisidir." dedi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık gözleniyor</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>MS’in artık daha genç yaşlarda ve daha erken saptanabildiğini ve bunun temel nedeninin de MS farkındalığının artması, belirti ve bulguların hastalar tarafından tanınmasına bağlayan Prof. Dr. Karabudak, sözlerine şöyle devam etti: "Hastalık genç nüfusta artmakla birlikte nedeni tam olarak saptanmamakla birlikte kadınlarda erkeklere oranla 1,5-2 kat daha fazla gözleniyor. Ancak toplumsal farkındalığın artmasıyla birlikte MS’in zamana yayılan ve çoklu belirtileri hastalar tarafından fark edilmeye başladı. Beraberinde görüntüleme yöntemlerinin gelişmesiyle birlikte artık çok daha erken evrelerde MS tanısı konulabiliyor. Bu da erken dönemde tedavi için önemli kazanım sağlıyor."</p>

<p>"Erken tanı ve hastaya uygun tedaviyle çok şey kazanılabiliyor"</p>

<p>Tedavide yaşanan gelişmelerle birlikte hastalığın erken tanısının önemini vurgulayan Karabudak, tedavide yaşanan gelişmeler konusunda şu bilgileri verdi: "Ne kadar erken tanı konulur ve ne kadar uygun tedavi uygulanırsa o kadar iyi sonuçlar alınabiliyor. Tedavi seçenekleri konusunda özellikle son 10 yılda inanılmaz gelişmeler olduğunu söyleyebilirim.&nbsp;&nbsp;Dolayısıyla hastaya uygun tedaviyi seçerek çok şey kazanabiliyoruz. Tedaviler artık hedefe yönelik olmaya başlıyor. Tedavi imkânlarımızın da gelişmesiyle MS hastalarının yüzde 60’ı için 'MS&nbsp;&nbsp;tedavi edilebilir hastalıktır' diyebiliriz.&nbsp;&nbsp;Yüzde 10-15 primer progresif olup da biraz da ilerleyici giden tedavi seçeneklerinin çok olmadığı grupta zorluğumuz var. Ancak, bunları da aşacağımız yeni tedavi seçenekleri için çalışmalar devam ediyor."</p>

<p>"Görme keskinliğinde azalmaya neden olabilir"</p>

<p>MS çoklu belirtileri olan bir hastalık olduğunu ve bu nedenle farklı hastalıklarla karıştırılabilecek belirtilerinin olduğunu belirten Prof. Dr. Karabudak, MS’e işaret eden belirtiler konusunda şu bilgileri verdi:</p>

<p>"En önemli tipik belirtiler arasında; duyusal etkilenmeler, uyuşma, yanma, batma, karıncalanma, keçeleşme, iğnelenme yer alır. Bu belirtiler gelip geçici olabilir ya da giderek artan şekilde görülebilir. Ayrıca hastada kuvvet kayıpları yaşanabilir. Bir diğer önemli erken dönem belirtisi de görme keskinliğinde azalmadır. Erken dönemde üç hastadan ikisinde gözlenen bu uyarıcı belirti nedeniyle hasta göz hekimine başvurduğunda da gözle ilgili bir sorun görülmeyebiliyor. Çünkü sorun göz sinirlerindedir. Dolayısıyla bu hastaların mutlaka Nöroloji uzmanına yönlendirilmesi gerekir."</p>

<p>&nbsp;"MS ile iyi yaşamak mümkün"</p>

<p>MS’in günümüzde tedavi edilebilir, yönetilebilir bir hastalık olduğunu ancak MS ile iyi yaşamanın anahtarının hastanın kendisi olduğunu söyleyen Prof. Dr. Rana Karabudak, "Süreci hastanın yönetmesi gerekir. Uykusuna, beslenmesine dikkat etmeli, düzenli yaşamalı. Yani hepimizin bildiği sağlıklı yaşam kurallarını mümkün olduğunca uygulamalı. Bunu yanında hasta ihtiyaç duyarsa belirtilere yönelik destekler de alabilir. Günlük yaşamını sürdürebilir. Özürlülük belli oranlarda olsa da bu engel değildir. Her özürlülüğün derecesine göre fizyoterapiler sürdürülebilir. Özetle MS yaşanabilir bir hastalıktır. İyi yönetilmelidir, anahtar hastadır." dedi.</p>

<p>"MS çocuk sahibi olmaya engel değil"</p>

<p>MS ile yaşam konusunda hastaların en çok merak ettikleri konulardan birinin de hastalığın çocuk sahibi olmalarına engel olup olmayacağı konusunun geldiğini anlatan Karabudak, konuya şöyle açıklık getirdi:&nbsp;&nbsp;"Hastalarımızın çoğunluğu genç kadınlar ve dolayısıyla üretken ve doğurgan dönemdeler. Bu yönden MS hastayı kısıtlamaz. Hastalarımız çocuk sahibi olabilir. Hatta bizim ikizlerimiz, üçüzlerimiz olan hastalarımız vardır. Takip ettiğimiz MS'li hastalarda evlilikte herhangi bir sıkıntı görülmüyor. Ancak bu noktada eşlerin de birbirlerine anlayışlı davranması ve destek olması gerekir. Cinsel yaşam konusunda da herhangi bir sorun yaşanmamakla birlikte olası sorunlar da aşılamayacak durumlar değildir. Gerektiğinde terapi alarak kendilerine destek olabilirler."</p>

<p>"Ergenlik döneminde D vitamini düşüklüğüne dikkat edilmeli"</p>

<p>Özellikle MS’li anne ve babanın çocuklarında bu hastalığa yatkınlık oluşmaması için yeterli D vitamini almanın önemine dikkat çeken Karabudak, "Büyüme çağı ve ergenlikte D vitamin düşüklüğü MS yatkınlığını artırıyor. Çocukluk ve ergenlik döneminde vücutta birtakım değişimler oluyor. O yüzden tam da bu dönemlerde yakalayabiliyoruz. Ancak hastalığın tanısını ancak MR ile koyabiliriz. Hasta bazen baş ağrısı gibi belli belirsiz bulgularla hastaneye başvuruyor. Bu noktada MR çekildiğinde o zaman MS'te gördüğümüz bulguların tıpa tıp aynısı görülüyor. Patolojik hiçbir bulgusu olmayan bu hastaları takip etmemiz gerekiyor. Çünkü bu grup pastaların yaklaşık yüzde 50’sinde 10 yıl içinde MS geliştirebiliyor. 3’te 1’i ilk 5 yılda yeni MR belirtileri gösterebiliyor. Dolayısıyla hekimlerin de bunun farkında olması gerekiyor." bilgilerine yer verdi.</p>

<p>Sağlıksız beslenmek ve obezite MS’i tetikleyebiliyor</p>

<p>Toplumsal farkındalık için özellikle beslenme konusunda bazı noktalara işaret eden Prof. Dr. Rana Karabudak, "Sağlıklı beslenmemek, fast food tüketmek, özellikle katkılı ve taze olmayan gıdalar tüketmek, derin dondurucuda bekletilmiş, rafine gıdalar, beyaz un, beyaz şeker, tuz gibi gıdaları tüketmek MS oluşumunu tetikleyebiliyor. Bu yüzden beslenme rejimi ve hareketsiz kalmamak çok önemli. Hareketsiz toplumlarda artış eğilimi görülüyor. Bütün otoimmün hastalıklarda olduğu gibi MS için de obezite, vücut kitle endeksinin yükselmesi tetikleyici olabiliyor." diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.amedgundem.com.tr/prof-dr-karabudak-ms-tedavi-edilebilir-bir-hastaliktir</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Aug 2023 01:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://amedgundemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/amedgundem-com-tr/uploads/2023/08/f6f49147-9177-4919-9c4f-7b763c59c6f5.webp" type="image/jpeg" length="58073"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Salçanın zahmetli yolculuğu kısaldı]]></title>
      <link>https://www.amedgundem.com.tr/salcanin-zahmetli-yolculugu-kisaldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.amedgundem.com.tr/salcanin-zahmetli-yolculugu-kisaldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ev hanımları, satın aldıkları biberleri evlerinin önlerine sererek saatlerce temizliyor ve ardından yıkayarak çekim işlemini gerçekleştiriyorlardı. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte zahmetli salça yapımı ve salçanın zahmetli yolculuğu kısaldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yeni tip salça çekme fabrikaları ev hanımlarının bu zahmetli yolculuğunu minimuma indiriyor. Adana’da bulunan Biber Çekim Merkezleri, son model biber çekim makineleri kadınların zahmetli yolculuğunu azalttı.</p>

<p>Biberlerini satın alan ev kadınları biberlerini biber çekim merkezine getiriyor. Burada çekim merkezi personelleri tarafından biberler biber çekim makinesinin su dolu haznesine dökülerek ilk yıkaması yapılıyor.</p>

<p>Ardından ise, biberlerin salça olma yolundaki işlemleri başlıyor. Su haznesinde yıkanan biberler otomatik makineye kademe kademe otomatik olarak yükleniyor. Burada makine içerisinde kesilen ve temizlenen biberler yıkanarak işleme devam ediyor. Çekirdekleri ve sapları makine tarafından temizlenen biberler son aşama olan çekim aşamasına geçiliyor. Makinenin başında çalışan personeller makineden çıktıktan sonra kesilen biberleri tek tek kontrol ederek çekim aşamasını gitmesini sağlıyor.</p>

<p>El değmeden çekim aşamasına ilerleyen temizlenmiş biberler burada bidonlara doldurularak biber sahiplerine teslim ediliyor. Tek çekim yapılması yeterli olan çekilmiş biber suyunu bidonlarla alıp evlerine götüren vatandaşlar yeterli miktarda tuz atarak güneşte kurumaya bırakılıyor. Güneşte yaklaşık 15 gün kadar bekletilen çekilmiş biber salça olarak sofralara geliyor.</p>

<p>Yaklaşık yirmi yıldır biber çekim işiyle uğraştığını ve teknolojinin gelişmesiyle çekim mahallelerde çekim yapmayı bırakıp iş yeri açtığını söyleyen Murat İmran, sezonun başlamasıyla yoğunluk oluştuğunu, işlerinin yorucu fakat güzel geçtiğini belirtti.</p>

<p><strong>"Aşırı yoğun bir ilgi var"</strong></p>

<p>Sezona yedinci ayın on beşinde başladığını, dokuzuncu ayda da okul ve tatil dönüşleri başlamasıyla hızlandığını ifade eden İmran, "Bu şekilde daha temiz daha hijyenik olmuş oluyor. İnsanlar da yorulmamış ve daha temiz oluyor. Günümüz teknoloji devri. Ondan dolayı müşterilerimiz çok çok memnunlar. Aşırı yoğun bir ilgi var. Buraya gelen evine kesinlikle biber götürmüyor." diye konuştu.</p>

<p><strong>"Buradan evlerine gönderiyoruz"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Pazardan alınan biberlerin kendilerine getirildiğini ve burada aşamalardan geçirerek salçaya dönüştürüp teslim ettiklerini kaydeden İmran, sözlerine şöyle devam etti:</p>

<p>"Pazardan ücretsiz olarak taşımamız var. Buraya getirilip indiriliyor ve fişi kesip sırasını belirliyoruz. Ardından tekneye, havzaya dökülüyor ve suyu veriliyor. Suyu verildikten sonra fırça yıkamasını yapmaya başlıyor. Daha sonra sekiz tane fıskiye üzerinden üzerine temiz su dökülen biber, bayanlarımızın önüne düşüyor. Onlar da yaprağı ve yeşil saplarını temizliyorlar ve çekime giriyor. Çekim yapıldıktan sonra da temiz bir şekilde bidonlarımıza katıyoruz. Kapaklarını da vurup buradan evlerine gönderiyoruz." şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.amedgundem.com.tr/salcanin-zahmetli-yolculugu-kisaldi</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Aug 2023 23:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://amedgundemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/amedgundem-com-tr/uploads/2023/08/ekran-alintisi-72.JPG" type="image/jpeg" length="31657"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çevre Sağlığı Uzmanı Dr. Adiller: Su fakiri olma yolunda emin adımlarla ilerliyoruz!]]></title>
      <link>https://www.amedgundem.com.tr/cevre-sagligi-uzmani-dr-adiller-su-fakiri-olma-yolunda-emin-adimlarla-ilerliyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.amedgundem.com.tr/cevre-sagligi-uzmani-dr-adiller-su-fakiri-olma-yolunda-emin-adimlarla-ilerliyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Su kullanım miktarlarının rekor seviyelerde artmasının endişe verici olduğunu dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Adiller, bireysel olarak yapılacak tasarrufların çok yüksek miktarda suyun korunmasında önemli olduğuna vurgu yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çevre Sağlığı Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Adiller, ülke genelinde yaşanan su sorunu karşısında bireysel olarak su tasarrufu sağlamanın önemine değindi ve su tasarrufu sağlamak için neler yapılabileceğini anlattı.</p>

<p>Son yılların en sıcak yaz aylarından birini geçirdiğimiz bu dönemde susuzluğun akla gelen ilk sorunlardan biri olduğunu belirten&nbsp;&nbsp;Adiller, "İstanbul başta olmak üzere büyük şehirlerimizde her yaz bu sorun gündeme geliyor. Bu yıl, kış ve bahar aylarında yağışların geçtiğimiz yıllara göre daha düşük seviyede kalmasıyla etkisini daha tehlikeli bir şekilde gösteriyor. İstanbul, Ankara, İzmir gibi yüksek nüfus yoğunluğuna sahip şehirlerimizin barajlarının doluluk oranının yüzde 40 seviyelerinin altına düştüğünü görüyoruz. Bir yandan da İSKİ’den 12 gün arayla yapılan iki rekor haberi alıyoruz. 14 Temmuz günü tüm zamanların en yüksek seviyelerine ulaşan su kullanımı, 26 Temmuz’da bir üst seviyeye çıkıyor. Bu durumun benzerleri tabii ki farklı şehirlerimizde de yaşanıyor. Bu durum oldukça endişe verici." dedi.</p>

<p>Bireysel olarak yapılacak tasarruflar çok yüksek miktarda suyu korumaya yardımcı olur</p>

<p>Türkiye'nin sanılanın aksine su zengini bir ülke olmadığına dikkat çeken Adiller, "Su fakiri olma yolunda emin adımlarla ilerliyoruz. Bu yıl büyük ölçekli bir susuzluk yaşamasak da önümüzdeki yıllarda artan sıcaklıklar ve nüfusun etkisiyle susuzluk sorunu bizlere zor günler yaşatabilir. Bu noktada yetkililerin alacağı önlemler dışında vatandaş olarak bizlere de görev düşüyor. Bireysel olarak yapabileceğimiz birkaç litrelik tasarruflar bile bütüncül olarak ele aldığımızda çok yüksek miktarda suyumuzu korumamıza yardımcı oluyor." uyarısında bulundu.</p>

<p>1 günde milyonlarca metreküp su tasarrufu yapılması mümkün</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gündelik hayatta yapılacak&nbsp;küçük değişikliklerin bile büyük etkiler oluşturabileceğini yineleyen Adiller, "Yıllardır herkes tarafından bilinen en basit tasarruf yöntemi olan ‘diş fırçalarken musluğu kapalı tutma’ alışkanlığını ele alalım. Normal bir musluk dakikada 10-15 litre arasında su akıtıyor. Diş fırçalama süresinin 1 dakika olduğunu düşündüğümüzde günde 2 kez diş fırçalayan bir kişi musluğu açık bıraktığında günde 20 ila 30 litre arasındaki suyu boşa harcıyor. 4 kişilik bir ailede bu miktar 80-100 litre, ülke nüfusunun dörtte biri göz önüne alındığında ise 400 ila 600 bin metreküp seviyelerine ulaşıyor. Bu miktara tasarruf edilebilecek diğer alanlar da katıldığında ülke genelinde 1 günde milyonlarca metreküp su tasarrufu yapılmasının mümkün olduğunu görüyoruz." şeklinde konuştu.</p>

<p>Evde basitçe uygulanabilecek farklı yöntemlerle tasarruf sağlanabilir</p>

<p>Evimizde, işyerimizde hatta bahçemizde kullandığımız su miktarını nasıl azaltabileceğimiz konusunda çeşitli tasarruf yöntemlerinden bahseden Çevre Sağlığı Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Adiller, şöyle devam etti:</p>

<p>"Evde yemek yaparken, sebze ve meyvelerin yıkanması sırasında akan muslukta yıkama yapmak yerine bir kap içerisinde yıkama yaptığımızda tükettiğiniz su miktarı önemli ölçüde azalacaktır. Ayrıca yıkama yaptığınız suyu çiçeklerinizi sulamak amacıyla da kullanabilirsiniz. Evde en çok su kullanılan yerler arasında kuşkusuz banyo ve tuvaletler yer alıyor. Banyoda geçirilen süreyi kısaltmak, banyo sırasında suya doğrudan ihtiyaç duymadığımız anlarda musluğu kapatmak, tuvaletlerin rezervuarlarının içine rezervuarınızın kapasitesine göre dolu bir pet şişe koymak yine kolaylıkla uygulanabilecek tedbirlerdendir. Çamaşır ve bulaşık da evlerde çok su kullanılmasına neden olur. Günümüzde çamaşır ve bulaşık makinelerinin kullanımı yüksek miktarda su tasarrufu sağlıyor. Ancak bu noktada tasarrufu arttırmak için alınabilecek tedbirler de mevcut. Çamaşırların yıkanması noktasında çamaşır makinesinin ya da bulaşık makinesinin az miktarda çamaşır ya da bulaşık için çalıştırılmaması dikkat edilmesi gereken en önemli noktalardan biri. Bunun dışında çok kirli olmayan çamaşır ya da bulaşıklarda kısa programlar tercih edilebilir. Kısa programlarda yıkama yapmak su dışında elektrik tasarrufu da sağlar."</p>

<p>Bahçede tasarruf için kısa sürede fazla sulama yerine sık ve az sulama yapılmalı</p>

<p>Ev içinde olduğu gibi bahçede de büyük oranda su tasarrufu sağlanabileceğine vurgu yapan Adiller, "Bahçemize bulunduğumuz bölgenin iklimsel koşullarına uyumlu ve yüksek su ihtiyacı olmayan bitkilerin seçilmesi ilk önemli nokta. Sonrasında ise sulama şartları büyük önem arz eder. Bahçe sulamaları sırasında en sık yapılan yanlış uygulamalardan biri kısa sürede yüksek miktarda su ile sulama yapılmasıdır. Kısa sürede yüksek miktarda sulama yapıldığında bitkinin ihtiyaç duyduğu suyun fazlası toprağın alt katmanlarına bitkilerin köklerinin ulaşamadığı bölümlere gitmektedir. Bu yüzden bahçe sulamalarında daha sık aralıklarla daha az miktarda su verilmesi daha uygundur. Ayrıca sulama saatlerinin sabah erken saatlerde ya da akşam geç saatlerde yapılması sulama sırasında güneş etkisiyle buharlaşan su miktarını da azaltacaktır. Bu önlemler dışında damlama sulama sistemlerinin kullanımı da geleneksel sulama yöntemlerinden daha az su tüketimine sebep olduğundan uygulanabilecek diğer bir tasarruf yöntemi olarak düşünülebilir." tavsiyesinde bulundu.</p>

<p>Musluğa yerleştirilecek küçük bir aparatla daha az su harcanabilir</p>

<p>Su tasarrufu konusunda evlerde su kullanan cihazların verimliliğinin de oldukça önemli olduğuna dikkat çeken&nbsp;Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Adiller, "Bildiğimiz gibi teknolojinin gelişmesiyle birlikte her geçen gün enerji verimliliği konusunda daha az enerji tüketip, daha fazla iş yapan pek çok cihaz geliştiriliyor. Bu durum su kullanımında da benzer bir yapıya sahip. Günümüzde üretilen çamaşır ve bulaşık makineleri pek çok üstün özellikleri dışında su tüketimi konularındaki cimrilikleri ile de birbirleri ile yarışıyorlar. Bu tasarruf yarışı sadece bu cihazlarla da sınırlı kalmıyor. Günümüzde kullandığımız muslukların da büyük bir kısmı daha az su verip daha fazla tasarruf yaratmaya odaklanıyor. Bu tasarruf sadece yeni alınan musluklar için de geçerli değil. Günümüzde eski tip musluğunuza yerleştireceğiniz küçük bir aparat size daha az su tüketerek aynı performansı alma imkânı sunuyor." dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.amedgundem.com.tr/cevre-sagligi-uzmani-dr-adiller-su-fakiri-olma-yolunda-emin-adimlarla-ilerliyoruz</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Aug 2023 23:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://amedgundemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/amedgundem-com-tr/uploads/2023/08/31f135c2-6921-4ec1-b1b9-4ed0e5ce432f.webp" type="image/jpeg" length="73027"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uyuz Hastalığı: Sebep ve Tedavi Yöntemleri]]></title>
      <link>https://www.amedgundem.com.tr/uyuz-hastaligi-sebep-ve-tedavi-yontemleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.amedgundem.com.tr/uyuz-hastaligi-sebep-ve-tedavi-yontemleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uyuz, tıbbi adıyla skabies, insan cildini etkileyen bir parazit hastalığıdır. Uyuz hastalığı, ciltte kaşıntı, kızarıklık ve kabarcıklar gibi belirtilerle kendini gösterir ve oldukça bulaşıcı bir yapıya sahiptir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bu rahatsızlık, "Sarcoptes scabiei" adı verilen mikroskobik bir parazitin neden olduğu enfeksiyon sonucu meydana gelir.</p>

<p><strong>Uyuz Nasıl Oluşur?</strong></p>

<p>Uyuz, genellikle ciltten cilde temas yoluyla yayılır. Enfekte bir kişiyle temas, enfeksiyonun bulaşmasına neden olabilir. Ayrıca, kişisel eşyaların paylaşılması, enfeksiyonun yayılmasına katkıda bulunabilir. Uyuz parazitleri, cildin üst tabakasına gömülerek tüneller kazan ve burada ürerler. Bu süreç, ciltte kaşıntı, kızarıklık ve kabarcıkların oluşmasına yol açar.</p>

<p><strong>Belirtiler ve Teşhis</strong></p>

<p>Uyuz hastalığının belirtileri genellikle kaşıntı ile başlar. Özellikle geceleyin kaşıntı artabilir ve uyku problemlerine neden olabilir. Ayrıca ciltte kızarıklık, kabarcıklar, sivilceler, yara kabukları ve tünellerin oluşumu görülebilir. Teşhis genellikle klinik muayene ve hastanın semptomlarına dayanarak yapılır. Doktorlar, cilt üzerindeki belirgin tünelleri ve parazitleri mikroskop altında inceleyerek uyuz teşhisi koyarlar.</p>

<p><strong>Tedavi Yöntemleri</strong></p>

<p>Uyuz tedavisi, enfeksiyonun yayılmasını önlemek ve semptomları hafifletmek amacıyla uygulanır. Uyuz hastalığının tedavisi için aşağıdaki yöntemler kullanılır:</p>

<ol>
 <li>
 <p><strong>İlaçlar:</strong> Genellikle cilde uygulanan özel kremler veya losyonlar kullanılır. Bu ilaçlar, parazitleri öldürmeye yardımcı olur.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Kişisel Temizlik:</strong> Enfeksiyonun yayılmasını önlemek için kişisel eşyaların paylaşımından kaçınılmalıdır. Hastanın giysileri, yatakları ve diğer eşyaları temizlenmeli ve dezenfekte edilmelidir.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Ev Temizliği:</strong> Evdeki tüm yüzeyler temizlenmeli ve dezenfekte edilmelidir. Giysiler ve çarşaflar yüksek sıcaklıkta yıkanmalıdır.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Tedaviye Uyum:</strong> İlaçların düzenli ve tam olarak kullanılması, enfeksiyonun tekrarlamasını engellemek için önemlidir.</p>
 </li>
</ol>

<p>Uyuz hastalığı tedavi edilebilir bir durumdur. Erken teşhis ve tedavi ile semptomların hafifletilmesi ve enfeksiyonun yayılmasının önlenmesi mümkündür. Uyuz enfeksiyonundan korunmak için kişisel temizliğe ve hijyen kurallarına dikkat etmek, hastalığın yayılmasını önlemek için önemlidir. Uyuz belirtileri görüldüğünde vakit kaybetmeden bir sağlık profesyoneline başvurulması gerekmektedir.</p>

<p><button></button></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><button></button><button></button></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.amedgundem.com.tr/uyuz-hastaligi-sebep-ve-tedavi-yontemleri</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Aug 2023 23:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://amedgundemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/amedgundem-com-tr/uploads/2023/08/ekran-alintisi-71.JPG" type="image/jpeg" length="77001"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ergoterapi nedir?]]></title>
      <link>https://www.amedgundem.com.tr/ergoterapi-nedir-ergoterapist-ne-yapar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.amedgundem.com.tr/ergoterapi-nedir-ergoterapist-ne-yapar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ergoterapi başta otizm, epilepsi, dikkat eksikliği ve hiperaktivite gibi psikiyatrik hastalıklar olmak üzere farklı birçok hastalığın da tedavisinde başvurulan; sağlığın ve refahın artırılmasını amaç edinen danışan merkezli bir sağlık mesleğidir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ergoterapi</strong>, bireylerin yaşam kalitesini arttırarak toplumsal hayata aktif katılımlarını sağlamayı amaçlayan etkili bir <strong>sağlık </strong>yöntemidir. Zihinsel, fiziksel, duyusal, görsel, sosyal, çevresel ve duygusal alanlarda güçlük çeken, özel tedavi gereksinimi duyan, dil gelişiminde sorunlar yaşayan veya davranışsal zorluklarla başa çıkmakta güçlük çeken bireyler için uygulanır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Ergoterapist </strong>Cem Güze, konuyla ilgili yaptığı açıklamada ergoterapinin çok geniş bir yaş grubuna hitap ettiğini vurguladı. Ergoterapinin amaçlarını açıklarken, "Ergoterapi, sağlık alanında bireyin sağlığını, bağımsızlığını ve refahını geliştirmeyi amaçlayan, toplumsal entegrasyonu hedefleyen bir meslektir. Ergoterapistler farklı alanlarda çalışır, toplum temelli rehabilitasyon, pediatri ve çocuklarla çalışma gibi çeşitli alanlara odaklanabilir. Örneğin, bir kişinin el titremesi nedeniyle el fonksiyonlarında zorlanması durumunda, vücut işlevlerinin düzeltilmesine yönelik çalışmalar yaparız." şeklinde açıkladı.</p>

<p>Güze, ergoterapistlerin mimarlarla işbirliği yaparak <strong>fiziksel </strong>engelleri aşan çözümler üretebildiğini de belirtti. Örneğin, fiziksel engeli olan bir bireye ev içinde hareket edebilme olanağı sağlayan bir teleferik sistemi tasarlanabilir ve bu tür özelleştirilmiş çözümler ergoterapistlerin uzmanlık alanına girer.</p>

<p>Ergoterapistlerin çalışma alanlarını açıklayan Güze, <strong>otizm, down sendromu, hemiparazi </strong>gibi tanı gruplarına sahip bireylerle çalıştığını söyledi. Aynı zamanda günlük yaşam aktivitelerini yerine getirmede zorluk yaşayan insanların bağımsızlığını artırmayı hedeflediklerini belirtti. Örneğin, sağ tarafı felçli bir bireyin kendi kendine giyinmesini sağlamak gibi günlük yaşam aktivitelerini içeren çalışmalar gerçekleştirirler.</p>

<p>Sonuç olarak, ergoterapi bireylerin yaşam kalitesini artırmak, topluma entegrasyonunu desteklemek ve bağımsızlıklarını kazandırmak amacıyla son derece değerli bir tedavi yöntemidir. Ergoterapistlerin geniş bir yelpazede çalışma alanı bulunmakta ve farklı yaş gruplarındaki bireylerin ihtiyaçlarına uygun çözümler üretmektedirler.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.amedgundem.com.tr/ergoterapi-nedir-ergoterapist-ne-yapar</guid>
      <pubDate>Fri, 11 Aug 2023 16:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://amedgundemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/amedgundem-com-tr/uploads/2023/08/ekran-alintisi-44.JPG" type="image/jpeg" length="50397"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Haziran ayında tavuk eti ve hindi eti üretimi düştü]]></title>
      <link>https://www.amedgundem.com.tr/haziran-ayinda-tavuk-eti-ve-hindi-eti-uretimi-dustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.amedgundem.com.tr/haziran-ayinda-tavuk-eti-ve-hindi-eti-uretimi-dustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Haziran ayına ilişkin tavuk ve hindi eti üretimi verilerini açıkladı. Buna göre, Haziran ayında tavuk eti üretimi bir önceki aya göre yüzde 16,1 azalarak 176 bin 179 ton oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tavuk yumurtası üretimi ise yüzde 3,6 azalarak 1 milyar 584 milyon 895 bin adet olarak gerçekleşti.</p>

<p>Haziran ayında bir önceki yılın aynı ayına göre ise tavuk eti üretimi yüzde 19,7, kesilen tavuk sayısı yüzde 22,3 ve hindi eti üretimi yüzde 30,2 düşüş gösterdi. Tavuk yumurtası üretimi ise yüzde 3,7 artış kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ocak-Haziran döneminde ise tavuk eti üretimi yüzde 5,5, hindi eti üretimi yüzde 8,2 ve kesilen tavuk sayısı yüzde 8,8 azalırken; tavuk yumurtası üretimi yüzde 3,7 arttı.</p>

<p>TÜİK, tavuk ve hindi eti üretimi verilerinin Tarım ve Orman Bakanlığı’nın kayıt sisteminden alındığını belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.amedgundem.com.tr/haziran-ayinda-tavuk-eti-ve-hindi-eti-uretimi-dustu</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Aug 2023 13:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://amedgundemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/amedgundem-com-tr/uploads/2023/08/f0bc02e1-ad09-4d9b-8516-54b4e95beb3d.jpg" type="image/jpeg" length="44261"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Klimalı ortamlarda yaşayanlar... dikkat...]]></title>
      <link>https://www.amedgundem.com.tr/klimali-ortamlarda-yasayanlar-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.amedgundem.com.tr/klimali-ortamlarda-yasayanlar-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avusturalya'da yapılan bir araştırmada, gününün çoğunu soğutulmuş ortamlarda geçirenlerin, diğer insanlara göre aşırı sıcaklara maruz kaldıklarında ölüm oranının daha yüksek olduğu saptandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avustralya'nın Kuzey Bölgesi'nde sonradan yerleşenler ile yerli halk arasında sıcak hava dalgalarının etkileri ve mücadele yöntemleri üzerine yapılan bir araştırma, ilginç sonuçlar ortaya koydu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu araştırma, aşırı sıcaklara karşı en etkili mücadele yöntemini bulmak amacıyla, yerli halk ile sonradan gelenler arasındaki farkları incelemeyi hedefliyor.</p>

<p>Bilim insanları, 1980 ila 2019 yılları arasındaki verileri kullanarak, en az 3 gün boyunca 35 derecenin üzerinde seyreden sıcak hava dalgası sırasında meydana gelen 32 bin ölüm vakasını inceledi.</p>

<p>Araştırmada dikkat çeken bir nokta ise, Avustralya yerlilerinin sıcak hava dalgalarına daha düşük oranda maruz kalmalarına rağmen, sıcağa bağlı ölüm oranlarının sonradan yerleşenlerden daha düşük olduğudur. Yerli halkın, açık alanlarda uzun süre çalışarak bölgenin sıcak iklimine adapte oldukları ve bu sayede sıcaklığa daha fazla tolerans geliştirdikleri belirtildi.</p>

<p>Öte yandan bölgeye sonradan yerleşenlerin, klimalı ortamlarda sıcak hava dalgasına karşı geçici olarak korunabildiği ancak vücutlarının sıcaklığa duyarlılığının azalmaması nedeniyle aşırı sıcaklara bağlı ölüm oranlarının daha yüksek olduğu tespit edildi.</p>

<p>Araştırmacılar, sıcak hava dalgalarında soğutma sistemlerinin önemini vurgularken, sıcak havaya kısa süreli maruz kalmanın insan fizyolojisini daha geniş bir iklime hazırlayabilen etkin bir yöntem olduğunu ifade etti. Bu sonuçlar, sıcaklık etkilerine karşı toplumların nasıl daha iyi hazırlıklı olabileceği konusunda önemli fikirler sunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.amedgundem.com.tr/klimali-ortamlarda-yasayanlar-dikkat</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Aug 2023 21:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://amedgundemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/amedgundem-com-tr/uploads/2023/08/aman-dikkat-klimali-ortamlarda-yasayanlar-b61879a0.jpg" type="image/jpeg" length="75004"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Zirai ilaç satıcıları yanlış ilaç kullanımının zararlarına dikkat çekti!]]></title>
      <link>https://www.amedgundem.com.tr/zirai-ilac-saticilari-yanlis-ilac-kullaniminin-zararlarina-dikkat-cekti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.amedgundem.com.tr/zirai-ilac-saticilari-yanlis-ilac-kullaniminin-zararlarina-dikkat-cekti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilinçsiz kullanılan zirai ilaçların tarım alanlarına, canlılara ve insan sağlığına ciddi zararlar verdiğini belirten zirai ilaç satıcısı Metin Direk, zirai ilaç kullanımında çiftçilerin mutlaka ziraat danışmanlarına danışmaları gerektiğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bilinçsiz kullanılan zirai ve kimyasal ilaçların hem ürünlere hem insan sağlığına ve hem de maddi kayba neden olduğuna dikkat çeken Metin Direk, İLKHA muhabirine ürünlerde verimin artması ve insan sağlığına zarar vermemek için zirai, kimyasal ilaç kullanımının bilinçli ve uzmanların kontrolünde kullanılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Tarımda yanlış ilaç kullanımının başta insan sağlığına ve ürün kaybına neden olduğunu ifade eden Direk, bilinçli ilaçlama ve bilinçli ürün ekimiyle daha çok verim elde edileceğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Son zamanlarda zirai ilaçlarda yaşanan fiyat artışına da değinen Direk, doğru ilaçlama ile ürün veriminde artış ve maliyetlerde de düşüş yaşanacağını ifade etti.</p>

<p>Zirai ilaç kullanımında çiftçilerin mutlaka ziraat danışmanlarına danışması gerektiğine dikkat çeken Direk, "Çiftçilerin, Ziraat Odalarındaki uzmanlara ve Tarım İl Müdürlüklerine danışmaları gerekiyor. Çiftçilerimiz zirai ilaçları danışarak kullandığı zaman hem ilacı düzgün bir şekilde uygulayacak hem de kullandığı ilaçtan büyük bir memnuniyet sağlamış olacaktır. Aksi yönde kulaktan dolma bilgilerle ilaçları kullanırlarsa ürünlerine hem yanlış ilaç kullanmış olur hem de kullandığı ilaçtan yarar görmez. Bu da çiftçiye hem zaman kaybına hem de mal kaybına neden olur. Bundan dolayı çiftçilerimizin mümkün mertebe uzmanlara danışarak zirai ilaç kullanmalarını tavsiye ediyoruz." dedi.<br />
&nbsp;</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.amedgundem.com.tr/zirai-ilac-saticilari-yanlis-ilac-kullaniminin-zararlarina-dikkat-cekti</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Aug 2023 02:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://amedgundemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/amedgundem-com-tr/uploads/2023/08/a7f4be0b-1037-4371-b0a4-b0123c1d3387.webp" type="image/jpeg" length="52505"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Anne bebek arasındaki ilişki başlangıçta nasıl olmalı?]]></title>
      <link>https://www.amedgundem.com.tr/anne-bebek-arasindaki-iliski-baslangicta-nasil-olmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.amedgundem.com.tr/anne-bebek-arasindaki-iliski-baslangicta-nasil-olmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anne çocuk arasındaki ilişkide en önemli noktanın bağlanma olduğunu belirten uzmanlar bebeklikten itibaren bağlanmanın güçlü tutulması gerektiğine dikkat çekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Küçük yaşlarda başlayan ve yaşam boyunca etkisini sürdüren anne çocuk ilişkisi, çocukların duygusal gelişimi için büyük önem taşır. Uzman Klinik Psikolog Aybeniz Urhan, bağlanmanın çocukların ruhsal gelişimi üzerindeki etkilerini vurguluyor. Çocukların bağlanma sürecinde oynanılan oyunlar, ses tonu, sevgi dolu yaklaşım gibi faktörlerin hayati öneme sahip olduğunu belirtiyor.</p>

<p>Çalışan annelerin bağlanma konusunda zaman zaman zorluk yaşayabileceğini ifade eden Urhan, çocuğa kısa süreli de olsa zaman ayırmanın, onun kendini değerli hissetmesine katkı sağladığını vurguluyor. Anne çocuk ilişkisinin özellikle başlangıçta güçlü tutulması gerektiğini belirten psikolog, ilerleyen yıllarda bu bağın güçlendirilebilmesi için çeşitli yöntemlerin bulunduğunu açıklıyor.</p>

<p>Bağlanmanın temelinde, çocuğun varlığının fark edilmesi ve kabul edilmesinin yattığını belirten Urhan, bu sürecin çocuğun psikolojik doğumu olarak nitelendirilebileceğini söylüyor. Anne bebek arasındaki ilişkinin güçlenmesi adına oynanan oyunlar, sevgi dolu yaklaşım ve çocuğun tercihlerine uyum göstermenin önemli olduğunu belirten uzman, bu şekilde çocukların güven ve bağlılık duygusunu geliştirebildiğini açıklıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sonuç olarak, anne çocuk ilişkisi ve bağlanma, çocukların ruhsal gelişiminde kritik bir rol oynamaktadır. Özellikle anne bebek ilişkisinin baştan güçlü bir şekilde kurulması, çocuğun gelecekteki gelişimi için büyük önem taşır. Anne ve bakım verenlerin çocuklarına yönelik sevgi dolu ve kabul edici bir tutum sergilemeleri, bağlanma sürecinin olumlu bir şekilde ilerlemesine katkı sağlar.<button></button></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.amedgundem.com.tr/anne-bebek-arasindaki-iliski-baslangicta-nasil-olmali</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Aug 2023 02:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://amedgundemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/amedgundem-com-tr/uploads/2023/08/anne-bebek-arasindaki-iliski-baslangictan-guclu-tutulmali-06f0634a.jpg" type="image/jpeg" length="46421"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Glokom Erken Tedavi Edilmezse Körlüğe Neden Olabilir]]></title>
      <link>https://www.amedgundem.com.tr/glokom-erken-tedavi-edilmezse-korluge-neden-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.amedgundem.com.tr/glokom-erken-tedavi-edilmezse-korluge-neden-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Glokom, halk arasında ‘göz tansiyonu’ olarak bilinen ve göz içi basıncının görme sinirine zarar vermesiyle ortaya çıkan bir göz hastalığıdır.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünyada 70 milyon, Türkiye’de ise 1,5 - 2 milyon kişiyi etkileyen glokom, erken tedavi edilmediği takdirde körlüğe kadar giden görme kaybına yol açabilir.</p>

<p>Glokom hastalığı genellikle belirti vermeden ilerler. Bu nedenle hastaların yarısından fazlası hastalıklarından habersizdir. Hastalık ilerledikçe görme alanında kör noktalar oluşur ve etrafı görmek zorlaşır. Bu aşamada görme sinirleri yüzde 50 oranında hasar görmüştür.</p>

<p>Glokom hastalığının risk faktörleri arasında ailede glokom olması, uzun süreli kortizon kullanımı, göz iltihabı, ileri yaş, şeker hastalığı, yüksek veya düşük tansiyon, miyopi veya hipermetropi, göz yaralanmaları, migren ve kansızlık sayılabilir.</p>

<p>Glokom hastalığının tanısı solunum fonksiyon testi ile konulur. Tedavide ise damla, ilaç, lazer veya cerrahi yöntemler kullanılır. Bu yöntemlerle göz içi basıncı düşürülerek görme sinirinin korunması amaçlanır. Hastalık erken teşhis edilirse tedavide yüzde 90 oranında başarı sağlanabilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Op. Dr. Sedat Selim, glokom hastalığı ve tedavisi hakkında bilgi verdi. Selim, “Glokomda başlangıçta genellikle belirti görülmez, görmede bozukluk ve ağrı yoktur. Hastalık erken teşhis edilmeyip ilerlerse, görme sinirindeki hasara bağlı olarak görme alanında kör noktalar oluşur.” dedi.</p>

<p>Selim, yazın sıcaklık ve nem oranının yükselmesinin de glokom ataklarını tetikleyebileceğini belirtti. Selim, “Çok sıcak ve nemli havalarda dışarı çıkmamak, pencereleri kapatıp klima ile nem dengesini ayarlamak, yanında kurtarıcı inhaler ilaç bulundurmak ve gerektiğinde hekime başvurmak önemlidir.” diye ekledi.</p>

<p>Selim, glokom hastalarına sağlıklı beslenme, uyku düzeni ve spor gibi yaşam tarzı değişiklikleri de önerdi. Selim, “İnhaler ilaçların düzgün kullanılması çok önemlidir. Ayrıca sağlıklı beslenme, uyku düzeni ve spor gibi yaşam tarzı değişiklikleri de astım hastalarına fayda sağlar.” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.amedgundem.com.tr/glokom-erken-tedavi-edilmezse-korluge-neden-olabilir</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Aug 2023 18:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://amedgundemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/amedgundem-com-tr/uploads/2023/08/c227bf96-0aa4-48b1-94b5-d6fc055c0549.jpg" type="image/jpeg" length="36602"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yazın Astım Atakları Artıyor]]></title>
      <link>https://www.amedgundem.com.tr/yazin-astim-ataklari-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.amedgundem.com.tr/yazin-astim-ataklari-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz mevsiminde sıcaklık ve nem oranının yükselmesi, astım hastaları için risk oluşturuyor. Astım, hava yollarının daralması ve nefes almanın zorlaşması ile karakterize kronik bir solunum hastalığıdır.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünyada 400 milyon kişiyi etkileyen astım, bulaşıcı olmayan en sık görülen solunum hastalıklarından biridir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Astım hastaları, alerjenler, enfeksiyonlar, sigara, hava kirliliği, hava ısısı değişimi gibi çevresel faktörlere karşı hassastır. Bu faktörlerle karşılaştıklarında nefes darlığı, öksürük veya hırıltı gibi şikayetleri artabilir. Özellikle geceleri ataklar daha şiddetli olabilir.</p>

<p>Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Pelin Aktaş Uysal, yazın astım ataklarını önlemek için neler yapılması gerektiğini anlattı. Uysal, “Çok sıcak ve nemli havalarda dışarı çıkmamak, pencereleri kapatıp klima ile nem dengesini ayarlamak, yanında kurtarıcı inhaler ilaç bulundurmak ve gerektiğinde hekime başvurmak önemlidir.” dedi.</p>

<p>Uysal, astım tanısının solunum fonksiyon testi ile konulduğunu ve tedavinin inhaler ilaçlarla yapıldığını söyledi. Uysal, “İnhaler ilaçların düzgün kullanılması çok önemlidir. Ayrıca sağlıklı beslenme, uyku düzeni ve spor gibi yaşam tarzı değişiklikleri de astım hastalarına fayda sağlar.” diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.amedgundem.com.tr/yazin-astim-ataklari-artiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Aug 2023 17:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://amedgundemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/amedgundem-com-tr/uploads/2023/08/93a3baa9-f1cb-4658-b4f4-a6026d0a4905.jpg" type="image/jpeg" length="63632"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hastanelerdeki yoğunluk ve randevu sorunu vatandaşları mağdur ediyor!]]></title>
      <link>https://www.amedgundem.com.tr/hastanelerdeki-yogunluk-vatandaslari-magdur-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.amedgundem.com.tr/hastanelerdeki-yogunluk-vatandaslari-magdur-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep, toplam 3 milyon nüfusa sahip bir şehir ve son yıllarda yaşanan nüfus artışı, beraberinde çeşitli sorunları getiriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Özellikle Suriye'den gelen sığınmacıların da etkisiyle nüfus yoğunluğu artarken, bu durum mevcut hastanelerin ihtiyaçları karşılamakta yetersiz kalmasına sebep oluyor.</p>

<p>Gaziantep'te bulunan hastaneler, artan nüfus ve çevre illerden gelen hastalar nedeniyle yoğun taleplerle karşı karşıya kalıyor. Özellikle 6 Şubat depreminde yıkım kararı alınan Dr. Ersin Arslan Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin bu durumu daha da tetiklemesi, hastanelerdeki yoğunluğu artırıyor. Şu anda hastaneler arasında en yüksek yoğunluğa sahip olan Mücahitler ek binası, bu durumun en belirgin örneğini oluşturuyor.</p>

<p>Hastanelerin yetersiz kalmasında temel sebeplerden biri, 10 yıldır hizmete sunulamayan 1875 yatak kapasiteli şehir hastanesidir. İnşaatına 2013 yılında başlanan bu hastanenin henüz tamamlanamaması, mağduriyetlerin artmasına zemin hazırlıyor.</p>

<h3><strong>hastalar, saatlerce beklemek zorunda kalıyor</strong></h3>

<p>Sabahın erken saatlerinde hastanelere yönelen hastalar, MR ve tomografi gibi işlemlerin yanı sıra muayene sırasında saatlerce beklemek zorunda kalıyor. Bu uzun bekleme süreleri hem hastaları hem de sağlık çalışanlarını olumsuz etkiliyor. Özellikle randevu sorunu çözüme kavuşturulamazken, sıcak havalarda randevu bekleyen vatandaşlar ve randevu bulamayanlar, mağduriyet yaşıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>sağlık hizmetlerinin kalitesini ve hızını olumsuz yönde etkiliyor</strong></h3>

<p>Gaziantep'te yaşanan nüfus artışı ve hastanelerin yetersizliği, şehirdeki sağlık hizmetlerinin kalitesini ve hızını olumsuz yönde etkiliyor. Yoğunluğun artarak devam etmesi ve randevu sorununun çözüme ulaşamaması, şehirdeki sağlık altyapısının acil çözümler beklediğini gösteriyor. Hızlı ve etkili önlemler alınmadığı takdirde, mağduriyet yaşayan vatandaş sayısının artması kaçınılmaz olacaktır. Bu nedenle, sağlık hizmetlerinin verimliliğini artıracak çözümler üzerinde titizlikle durulmalı ve ilgili taraflar işbirliği içinde hareket etmelidir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.amedgundem.com.tr/hastanelerdeki-yogunluk-vatandaslari-magdur-ediyor</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Aug 2023 13:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://amedgundemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/amedgundem-com-tr/uploads/2023/08/7d02c027-95f2-498b-8cb7-ce5a1c5f4d02.webp" type="image/jpeg" length="56525"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Covid-19 cezaları iade edilecek]]></title>
      <link>https://www.amedgundem.com.tr/covid-19-cezalari-iade-edilecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.amedgundem.com.tr/covid-19-cezalari-iade-edilecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Covid-19 salgını nedeniyle uygulanan idari yaptırımların iadesine ilişkin karar Resmi Gazete’de yayınlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hazine ve Maliye Bakanlığı, 11 Mart 2020 ile 9 Kasım 2022 tarihleri arasında tahsil edilen Covid-19 cezalarından vazgeçtiğini duyurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Cezaların iadesi için, tahsilatı yapan idari birime 31 Aralık 2024 tarihine kadar başvuru yapılması gerekiyor. Başvuru formu Resmi Gazete’nin ekinde yer alıyor.</p>

<p>Hazine ve Maliye Bakanlığı, cezaların iadesine ilişkin usul ve esasları belirleyecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.amedgundem.com.tr/covid-19-cezalari-iade-edilecek</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Aug 2023 12:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://amedgundemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/amedgundem-com-tr/uploads/2023/08/189bf4e5-bf73-4ef2-a4fb-a4cf2d4dd11a-1.jpg" type="image/jpeg" length="56973"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Boğulmalarda yapılacak ilk yardım uygulaması]]></title>
      <link>https://www.amedgundem.com.tr/bogulmalarda-yapilacak-ilk-yardim-uygulamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.amedgundem.com.tr/bogulmalarda-yapilacak-ilk-yardim-uygulamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Havaların ısınmasıyla birlikte serinlemek isteyenlerin suya yönelmeleri, boğulma tehlikelerini beraberinde getiriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'de deniz, göl, gölet, nehir ve su birikintileri gibi yerlerde meydana gelebilecek boğulma olayları ve can kayıplarının önlenebilmesi için Uzman Yüzme Antrenörü Uğur Dölcek, önemli açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Yaz aylarında artan sıcaklarla birlikte insanlar, serinlemek için suya yöneliyorlar. Ancak bu durumda, özellikle çocuklar için dikkat edilmesi gereken bazı önlemler bulunuyor.</p>

<h3><strong>Acil durumlar için ilk yardım bilgisine sahip olmak önemli</strong></h3>

<p>Uzman Yüzme Antrenörü Uğur Dölcek, ebeveynlerin çocuklarına bilinçli bir şekilde yüzme derslerine göndermeleri ve su ortamında dikkatli bir şekilde gözetlemeleri gerektiğini vurguladı. Ayrıca, acil durumlar için ilk yardım bilgisine sahip olmanın da önemli olduğunu belirtti.</p>

<p>Dölcek, yüzmenin sağlık ve eğitim açısından önemli bir spor dalı olduğunu da ifade etti. Çocukların ve yetişkinlerin yüzme derslerine katılarak bilinçli bir şekilde yüzme becerilerini geliştirebileceklerini dile getirdi.</p>

<p>Sıcak havalarda denize, göle ve nehirlere olan ilginin artmasıyla birlikte boğulma olaylarının da arttığına dikkat çeken Dölcek, çocukların su ortamında yalnız bırakılmaması gerektiğini ve her zaman ebeveynlerin gözetimi altında tutulması gerektiğini vurguladı. Özellikle çocukların yüzme bilmemesi durumunda, güvenliğin sağlanması için ebeveynlerin daha dikkatli olmaları gerektiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Boğulma durumunda nasıl hareket edilmesi gerektiğini anlatan Dölcek, bilinci yerinde olan bir kişiye yardım etmenin daha kolay olduğunu ve ona bir materyal atarak kurtarmanın mümkün olduğunu ifade etti. Ancak bilinci kapalı olan bir kişinin kurtarılması için daha profesyonel ve dikkatli bir müdahale gerektiğini belirtti.</p>

<p>İlk yardım ve can kurtarma eğitimlerinin önemine dikkat çekti ve acil durumlarda profesyonel yardım almanın hayati öneme sahip olduğunu vurguladı.</p>

<p>Sonuç olarak, yaz aylarında suya girmek için çocuklar ve yetişkinler için yüzme becerilerinin yanı sıra güvenlik önlemlerinin de alınması büyük önem taşıyor. Ebeveynlerin çocuklarını yüzme derslerine göndermeleri ve güvenlik tedbirlerini alarak serinlemeyi keyifli ve güvenli bir şekilde yapmalarını sağlamaları gerekmektedir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.amedgundem.com.tr/bogulmalarda-yapilacak-ilk-yardim-uygulamasi</guid>
      <pubDate>Fri, 04 Aug 2023 20:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://amedgundemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/amedgundem-com-tr/uploads/2023/08/ekran-alintisi-18.JPG" type="image/jpeg" length="81265"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Özhaseki: Atık suların yeniden kullanım oranını yüzde 5,2’ye çıkardık]]></title>
      <link>https://www.amedgundem.com.tr/bakan-ozhaseki-atik-sularin-yeniden-kullanim-oranini-yuzde-52ye-cikardik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.amedgundem.com.tr/bakan-ozhaseki-atik-sularin-yeniden-kullanim-oranini-yuzde-52ye-cikardik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, atık suların yeniden kullanım oranına ilişkin 2023 yılı hedeflerini bu yıl içinde gerçekleştirdiklerini açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakan Özhaseki, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, atık suların yeniden kullanım oranını haziran ayı itibarıyla yüzde 5,2’ye yükselttiklerini duyurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakan Özhaseki, doğal kaynakların korunması ve iklim değişikliğinin etkilerinin azaltılması için atık suların yeniden kullanımının önemine dikkat çekti. Bakan Özhaseki, “Doğal kaynaklarımızın sürdürülebilirliğini sağlamak ve iklim değişikliğinin su kaynakları üzerindeki etkilerini azaltmak sorumluluğuyla, atık suların yeniden kullanım oranına ilişkin, 2023 yılı sonu için belirlediğimiz yüzde 5’e çıkarma hedefimizi yıl bitmeden tamamladık.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Atık suların yeniden kullanımı, atık suların arıtılarak tarımsal sulama, peyzaj sulama, endüstriyel soğutma suyu, yangın söndürme suyu gibi amaçlarla tekrar kullanılması anlamına gelmektedir. Bu sayede hem su tasarrufu sağlanmakta hem de su kirliliği önlenmektedir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.amedgundem.com.tr/bakan-ozhaseki-atik-sularin-yeniden-kullanim-oranini-yuzde-52ye-cikardik</guid>
      <pubDate>Fri, 04 Aug 2023 17:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://amedgundemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/amedgundem-com-tr/uploads/2023/08/e5f21cd8-c526-46e6-8359-7c5a5eb779dc.jpg" type="image/jpeg" length="90308"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Afrika sıcakları hafta sonu ülkeyi etkileyecek]]></title>
      <link>https://www.amedgundem.com.tr/afrika-sicaklari-hafta-sonu-ulkeyi-etkileyecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.amedgundem.com.tr/afrika-sicaklari-hafta-sonu-ulkeyi-etkileyecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Meteoroloji Genel Müdürlüğü, hafta sonu Afrika’dan gelen sıcak hava dalgasının ülke genelinde etkili olacağını duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin 4 ila 8 derece üzerinde seyredeceği tahmin ediliyor.</p>

<p>Özellikle iç ve kuzey bölgelerde sıcaklıkların artacağı belirtilirken, Akdeniz Bölgesi’nin kıyı kesiminde yüksek nem oranı nedeniyle hissedilen sıcaklıkların daha fazla olacağı ifade edildi.</p>

<p>Sıcak hava dalgası nedeniyle güneş çarpması riskine karşı uzmanlar uyarılarda bulundu. Güneş çarpması, aşırı sıcak sonucu vücudun ısı dengesinin bozulmasıyla ortaya çıkan ciddi bir sağlık sorunudur. Yaşlı ve çocuklar için daha tehlikeli olan güneş çarpması, ölüme veya kalıcı hasara yol açabilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanlar, güneş çarpmasından korunmak için şu tavsiyelerde bulundu:</p>

<ul>
 <li>Sıcak ve UV ışınları için uyarı verilen günlerde mümkün olduğunca güneşten kaçınılmalı, 1100-1500 saatleri arasında dışarıya çıkılmamalıdır.</li>
 <li>Bol, açık renkli ve ince kumaşlı elbiseler giyilmeli, şapka veya şemsiye kullanılmalıdır.</li>
 <li>Ağır ve yağlı yiyeceklerden uzak durulmalı, bol bol su içilmelidir.</li>
 <li>Sık duş alınmalı, ağır işler ve spor yapılmamalıdır.</li>
</ul>

<p>Güneş çarpmasının belirtileri arasında yüksek ateş, baş ağrısı, bulantı, kusma, davranış bozukluğu ve kalp ritim bozukluğu sayılabilir. Bu belirtiler görüldüğünde hemen tıbbi yardım alınmalıdır.</p>

<p>Sıcak hava dalgasıyla ilgili daha fazla bilgi için Meteoroloji Genel Müdürlüğünün [internet sitesini] ziyaret edebilirsiniz.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.amedgundem.com.tr/afrika-sicaklari-hafta-sonu-ulkeyi-etkileyecek</guid>
      <pubDate>Fri, 04 Aug 2023 12:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://amedgundemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/amedgundem-com-tr/uploads/2023/08/855d0cc0-c317-4cf5-8b06-fa5fc98f81be.jpg" type="image/jpeg" length="18597"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Harran Üniversitesi Hastanesi’nde acil durum kod tatbikatı]]></title>
      <link>https://www.amedgundem.com.tr/harran-universitesi-hastanesinde-acil-durum-kod-tatbikati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.amedgundem.com.tr/harran-universitesi-hastanesinde-acil-durum-kod-tatbikati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Harran Üniversitesi Hastanesi, acil durum kod işleyişini daha iyi hale getirmek ve olası sorunlara karşı hazırlıklı olmak için tatbikat yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tatbikat, hastane başhekimi Doç. Dr. İdris Kırhan’ın açıklamasıyla başladı. Kırhan, tatbikatın amacının, acil durum kod prosedürünü denemek, sistemin çalışırlığını test etmek, uygulamadaki yanlışları ve eksiklikleri tespit etmek ve gidermek olduğunu belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tatbikatta, Beyaz Kod (silahlı saldırı), Mavi Kod (kardiyak arrest) ve Pembe Kod (yenidoğan kaçırılması) senaryoları canlandırıldı. Tatbikata katılan personel, verilen kodlara göre hareket ederek müdahalede bulundu.</p>

<p>Tatbikat sonunda değerlendirme yapan Kırhan, personelin başarılı bir performans gösterdiğini ve daha önce verilen eğitimlerin faydasını gördüklerini söyledi. Kırhan, tatbikatların belirli aralıklarla devam edeceğini ve vatandaşlara daha iyi sağlık hizmeti sunmak için çalıştıklarını ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.amedgundem.com.tr/harran-universitesi-hastanesinde-acil-durum-kod-tatbikati</guid>
      <pubDate>Thu, 03 Aug 2023 19:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://amedgundemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/amedgundem-com-tr/uploads/2023/08/0b08790b-0212-434e-8f58-1e00f6aef745.jpg" type="image/jpeg" length="28060"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tek tip beslenmenin tehlikeleri: Uzmanlar uyarıyor]]></title>
      <link>https://www.amedgundem.com.tr/tek-tip-beslenmenin-tehlikeleri-uzmanlar-uyariyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.amedgundem.com.tr/tek-tip-beslenmenin-tehlikeleri-uzmanlar-uyariyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tek tip beslenme, yani sadece tek bir besin grubu veya tek bir besin tüketerek zayıflamaya çalışmak, sağlığı ciddi şekilde tehdit ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uzmanlar, bu tarz beslenmenin vücutta birçok metabolik dengesizliğe ve hatta ölüme yol açabileceği konusunda uyarıyor.Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, sosyal medyada egzotik meyve diyeti ile ölen ünlü fenomenin ardından tek tip beslenmenin zararları hakkında bilgi verdi. Yiğit, tek tip beslenmenin vücutta iştah hormonlarını, stres hormonlarını, elektrolit dengesini ve metabolik hızı bozduğunu, protein ve mineral eksikliklerine neden olduğunu söyledi.Yiğit, ayrıca vegan beslenmenin de vücudun ihtiyacı olan B12 vitamini, demir, folik asit ve kalsiyum gibi besin öğelerini karşılamadığını, bu nedenle kemik erimesi, gece körlüğü ve böbrek fonksiyonlarında bozulmalar gibi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirtti.Yiğit, tek tip beslenmenin kilo verme ve kilo koruma üzerinde de işlevsiz olduğunu, diyet bırakıldıktan sonra hızla kilo alımına sebep olduğunu ifade etti. Yiğit, sağlıklı zayıflamak için sebze meyve çeşitliliği, düşük yağlı hayvansal besinler ve tam tahılların beslenmeye eklenmesi gerektiğini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.amedgundem.com.tr/tek-tip-beslenmenin-tehlikeleri-uzmanlar-uyariyor</guid>
      <pubDate>Thu, 03 Aug 2023 18:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://amedgundemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/amedgundem-com-tr/uploads/2023/08/7618a755-d4b5-472a-894c-e7f3325ca27b.jpg" type="image/jpeg" length="28885"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
