DÜNYA

Hudapar; Suriye Arap Cumhuriyeti’nin adı değişsin, Suriye Cumhuriyeti olsun

HÜDA PAR Dış İlişkiler Başkanı Hüseyin İmir, Suriye’de yaşanan gelişmeler, Gazze’de devam eden saldırılar ve ABD’nin İran, Küba ile Venezuela’ya yönelik yaptırımlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

İlkha’nın haberine göre; Hudapar açıklaması; 10 Mart Mutabakatı’nın heba edildiği ve akabinde yaşanan çatışmaların ciddi mağduriyetler ürettiği bir zeminde, açıklanan 4 günlük ateşkes anlaşmasının kalıcı bir huzura dönüşmesini ümit ediyor, 18 Ocak 2026 tarihinde imzalanan anlaşmanın uygulanmasını destekliyoruz.” ifadelerini kullandı.

“ABD’den dost olmaz”

İİmir, yaşananlardan ders çıkarılması gerektiğine dikkat çekerek, şöyle dedi:

“ABD’den dost olmaz. Amerika, kendi emperyalist çıkarlarının dışında başka bir değer dünyasına sahip değildir. Hiçbir zaman Kürtlerin yaşadığı mazlumiyeti giderme ve onları haklarına kavuşturma gibi bir hedefi olmamıştır. ABD, bölge ülkelerinin yanlış uygulamalarından yola çıkarak Kürtlerin temel insani hak taleplerini kendi bölgesel çıkarları için bir kart olarak kullanmak istemektedir.”

PYD, 12 bin Kürt gencini ne uğruna öldürttü?”

İmir, PYD’ye “Rakka’da petrol sahalarını korumak ve DEAŞ ile mücadele adı altında zorla silahaltına aldığı 12 bin Kürt gencini ne uğruna öldürttüğünü kamuoyuna açıklaması gerekmez mi?” sorusunu yöneltti.

“ABD’nin SDG’ye hangi gözle baktığını gözler önüne sermiştir”

ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’ın, SDG’nin DEAŞ karşıtı rolünün büyük ölçüde sona erdiğine ilişkin sözlerini hatırlatan İmir, “ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’ın 'SDG’nin sahadaki başlıca DEAŞ karşıtı güç olma amacı büyük ölçüde sona ermiştir… Suriye artık, DEAŞ’ı yenmek için Küresel Koalisyon’a katılan, Batı’ya yöneldiğini ve terörle mücadelede ABD ile işbirliği yapacağını gösteren, tanınmış bir merkezi hükümete sahiptir.' ifadesi, ABD’nin SDG’ye hangi gözle baktığını gözler önüne sermiştir.

“Kürt gençlerini Amerika’nın çıkarları için öldürten bir örgütün, Kürtlerin temsilcisi olarak görülmesi esef verici”

Kendi örgütsel çıkarları ve ideolojik dayatmaları uğruna 14-15 yaşlarındaki çocukları zorla silahaltına alan bir yapının Kürtlerin temsilcisi olamayacağını ifade eden İmir, “On bini aşkın Kürt gencini Amerika’nın çıkarları için öldürten bir örgütün, Kürtlerin temsilcisi olarak görülüp muhatap alınması esef vericidir. SDG zihniyetinin kim olduğu ve kime hizmet ettiği, on yıldır yönetimini elinde tuttuğu bölgeden kaçmak zorunda kalan ve iradelerini onlara teslim etmeyen mazlum Kürt halkının yaşadıklarından da anlaşılmaktadır.” dedi.

“Kürtleri Suriye toplumunun ayrılmaz bir bileşeni olarak tanıyan kararname önemli bir adım”

“İslam’ın insanı merkeze alan yönetim anlayışı, Suriye’nin geleceğinin en güçlü teminatı olacaktır”

İmir ayrıca, “Suriye Arap Cumhuriyeti” yerine daha kapsayıcı bir ortak kimliği ifade eden “Suriye Cumhuriyeti” isminin tercih edilmesinin önemli bir adım olacağını, bu konuda hâlâ geç kalınmadığını ifade etti. İmir, son olarak, “İslam’ın insanı merkeze alan ve adalet ilkesine dayanan yönetim anlayışı, Suriye’nin geleceğinin en güçlü teminatı olacaktır.” dedi.